İngilizce Göz Deyimleri

Bugünkü dersimizde, insan vücuduyla iligi deyimlerden gözle ilgili olanları öğreneceğiz. Yukarıdaki videoda bbc ingilizce öğretmeni göz deyimlerini cümle içinde kullanıyor.

İngilizce Göz Deyimleri:

To keep an eye on: Gözkulak olmak, gözünü ayırmamak, dikkat etmek.

I have my eye on the apple tree. When the apples ripen, I’ll harvest them. Please keep an eye on the baby. Will you please keep your eye on my house while I’m on vacation?

To have eyes at the back of one`s head: Gözünden birşey kaçmamak, herşeyi görebilmek.

To seem to be able to sense what is going on outside of one’s vision.  My teacher seems to have eyes in the back of her head. My teacher doesn’t need to have eyes in the back of his head. He watches us very carefully.

Have eyes bigger than one’s stomach: Yiyebileceğinden fazlasını arzu etmek (aç gözlü olmak).(See also one’s eyes are bigger then one’s stomach.)

I know I have eyes bigger than my stomach, so I won’t take a lot of food. Todd has eyes bigger than his stomach.

İngilizce Vücut Deyimleri:

  • İngilizce Kol Deyimleri
  • Benzer İngilizce Dersleri

    • İngilizce Kol Deyimleri

      BBC ingilizce servisinin hizmeti olan ingilizce deyimler video derslerimizde, ingilizce deyimlerin anlamlarını öğrenecek ve bunların cümle içerisinde örnek kullanımlarını izleyeceğiz. Bugünkü videomuzla öğreneceğimiz ingilizce deyimlerin anlamları aşağıdaki gibidir. Bilmediğiniz kelimelerin anlamlarını sözlük yardımıyla bulup bir not defterine kaydebilirsiniz. Up in arms: Ayaklanmış, protesto eden, ateş püsküren. My father was really up in arms when he…

    • İngilizce Ayak Deyimleri

      Bugünkü ingilizce video dersimizde ingilizcede ayakla ilgili olan üç deyim öğreneceğiz. Video derslerimizi tekrarlı olarak dinleyip, yeni deyimleri kendi örnek cümlelerinizde kullanmaya çalışın. itchy feet: çok gezmek, çok gezmeyi sevmek. He has got itchy feet Cold feet: Cesaretsiz olmak, korkup caymak. I usually get cold feet when I have to speak in public.  John got…

    • İngilizce Bacak Deyimleri

      Bugünkü ingilizce video dersimizde öğreneceğimiz ingilizce deyimleri ve türkçe anlamları aşağıdaki gibidir. BBC ingilizce videolarıyla ingilizce deyimlerin cümle içinde kullanılışlarını yukarıdaki videomuzdan izleyebilirsiniz. Pulling somebody`s leg: Birisiyle Dalga Geçmek Cost an arm and a leg : Çok Pahalıya mal olmak. It cost an arm and a leg, so I didn’t buy it. Why should a…

    • İngilizce Deyimler ve Anlamları: Altın

      İngilizce deyimler ve anlamlarını öğrendiğimiz video derslerimizden renk deyimlerini öğrenmeye devam ediyoruz. Bu günkü video dersimizde içinde altın geçen 3 yeni deyim öğreneceğiz. Aşağıda bugün öğreneceğimiz ingilizce deyimler ve anlamları bulunmaktadır. Ayrıca bu dersin videosu ve ingilizce metnini pdf olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İngilizce Deyimler ve Anlamları: As good as gold: çok sağlam, çok güvenilir; çok…

    • İngilizce Deyimler Mavi

      BBC ingilizce servisinin hazırladığı ingilizce renk deyimleri video derslerinden mavi ile ilgili 3 yeni ingilizce deyim ve türkçe anlamları aşağıdaki gibidir. Ayrıca, bu dersin ingilizce text halini (pdf) ve videosunu aşağıdaki bağlantılardan bilgisayarınıza indirebilirsiniz. İngilizce Deyimler: A bolt from the blue: kötü haber , olay yada felaket. Once in a blue moon: kırk yılda bir….

    • İngilizce Deyimler Yeşil

      Bugünkü video dersimizde 3 yeni ingilizce deyim öğreneceğiz. Bu deyimlerin anlamları aşağıdaki gibidir. 1. To have green fingers: (green thums) bahçecilikte, çiçek ve bitki yetiştirme konusunda yetenekli olmak. 2. The grass is always greener on the other side: Diğer durumlar, sahip olduğumuz durumlardan daima iyi görünür. (“komşunun tavuğu komşuya kaz görünür” gibi..) 3. I’m green…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir